2014'te bir leğenden bir atölyeye
Cemal usta yıllarca evinin mutfağında, dökme bir leğenin başında çalıştı. Su Üstü Ebru Atölyesi'nin kapısı 2014'te Kuzguncuk'ta açıldı.
O günden bu yana atölye, bir dükkândan çok bir oda olarak kaldı. Amaç hiç büyümek olmadı; aynı anda altı tekne, küçük gruplar, sabırla çalışan birkaç çift el. Geleneksel ebruyu olduğu gibi, acele etmeden aktarmak. Bugüne dek 1.840'a yakın kişi bu odadan geçti, 214 desen arşivlendi, dokuz karma sergiye katıldık.
Cemal Arıkan
1993'te ebruyla tanıştı; otuz yıldır tekne başında. Geleneksel ebrunun yanında, kendi geliştirdiği derin çivit tonlarıyla tanınır. Klasik İslam sanatları üzerine çalıştı, uzun yıllar çırak yetiştirdi. Atölyede onun imzası, her koleksiyon eserine elle düşülen mühür ve tarihtir.
İz bıraktığı yerler: Kuzguncuk Sanat Günleri (2019, 2022, 2024), Üsküdar Geleneksel Sanatlar Karma Sergisi (Bronz seçki, 2021), İstanbul El Sanatları Bienali davetli katılımcı (2023).
Defne Soydan
Güzel Sanatlar'da resim okudu, sekiz yıldır atölyede. Boyaların havanda ezilmesi, öd suyuyla çözülmesi ve her partinin denenmesi onun işi. Bir rengin "suya yatıp yatmadığını" parmak ucuyla anlar. Atölyeye gelenlere malzemenin nasıl hazırlandığını anlatan da odur.
İlhan Keskin
Mücellitlik geçmişinden geliyor; on bir yıldır kâğıtla uğraşıyor. Kâğıdın aharlanması, kurutulması ve eserlerin paspartulanması ondan sorulur. Koleksiyon eserlerinin mühür ve tarih kısmında ustayla birlikte çalışır. "Bir ebru, kuruyana kadar bitmemiştir" der.