Bir suya eğilmekle başladı
Cemal usta ilk teknesini 1993 kışında, Kuzguncuk'ta dökme bir leğenin içinde kurdu.
Bu sayfa bir ürün vitrini değil — otuz yılın içinden geçmiş bir mesleğin, sabrın ve suyun anlatısı.
Boya o gün suya tutunmadı. Dağıldı, dibe çöktü, yüzeyde kirli bir bulut bıraktı. Usta bunu bir başarısızlık değil, suyun verdiği ilk ders olarak hatırlıyor. Ebru, malzemeyi zorlayarak değil, malzemenin ritmini öğrenerek yapılan bir iş. Su ne kadar yoğun olacak, boya ne kadar inceltilecek, fırça hangi açıyla silkelenecek — bunların hiçbiri kitapta yazmıyordu. Hepsi, yüzlerce başarısız teknenin kenarında öğrenildi.
Kitre kıvamı dediğimiz şey işte burada doğuyor. Geven bitkisinin zamkı suya katılır; su, boyayı taşıyacak kadar koyulaşana dek beklenir. Fazla koyu olursa desen donar, açık kalırsa dağılır. Doğru kıvamı tarif etmek mümkün değil — ancak parmak ucuyla, yılların hafızasıyla bilinir.
Acelesi olan için değil; bir desenin oluşmasını izleyebilen için. Suya bir kez eğilen, bir daha aynı gözle bakmıyor.